hello_hr_white_bg

Dijital Dünya, Teknolojik Dönüşüm ve İnsan Kaynakları

İK teknolojileri hızla değişiyor, iş dünyasının %80’inden fazlası iş modellerini dijitalleştirmeyi hedefliyor. Bu eğilim, kaçınılmaz olarak kendi dengesini inşa etmeye devam edecek ve sonunda dijitalleşme sürecinin, organizasyonların işleyişini değiştirdiği bir noktaya ulaşacak. Bu noktada İK biriminin rolü ve İK uzmanlarının talepleri de belirleyici olacak.  İK’nın işe alım, performans yönetimi, kariyer yönetimi ve liderlik gelişiminde ilerleyişi sağlıklı bir dijital dünyayı mümkün kılan kültürü yaratacak.

Bu kolay olmayacak. İK profesyonelleri, iş teknolojilerini hala benimsemekte olduğumuz bu dönüşüm sürecinde yeni nesil İK teknolojileriyle tanışmaya devam ediyor. Eski ve yeni kültürlerin birlikte yaşandığı; eski kültürün, yeninin doğumunu desteklemesi gereken, İK ve iş süreçlerinin yeniden yapılandırıldığı bir süreçteyiz. Dönüşümün zorlu tarafı ise teknolojinin ulaştığı hız ile sosyal dünya, liderlik kültürü ve çalışanlara entegre edilebileceği hız arasındaki uçurumdur. Bu durum, İK çözümlerinin bugününü anlamaya ve organizasyonların yarına ne kadar hazır olduğunu görmeye olan ihtiyacı ortaya koyuyor. Peki nereden başlamalıyız?

İK liderleri; organizasyonlarına değer katmak, sistemlerini daha akıllı ve deneyimlenebilir hale getirmek için Yapay Zeka araçlarını kullanmaya başladılar. Böylece Yapay Zeka’nın İK üzerindeki etkisinin iki yönü ortaya çıkmaya başladı.

Bunlardan ilki işletmelerin hızlı adımlarla ilerlediği, Yapay Zeka araçları sayesinde çalışanların kendi potansiyellerini daha önce hiç olmadığı kadar ortaya çıkarabildiği yönüdür. Bu tarafta İK, herkes için hayat dolu bir iş yaşamının mimarıdır.

Diğer yönünde ise çalışanlar, işlerini otomatikleştirilmiş veya fazla basite indirgenmiş işler olarak görebilir ve günde 24 saat denetlendikleri hissedebilirler. Bu sebeple İK adeta, parçalara ayrılmış ve izole edilmiş iş gücünü manipüle ve kontrol eden cezalandırıcı bir otorite zannedilebilir.

Bu yılki Management Centre Türkiye (MCT) konferansında sizlere, korkuyu yok saymadan umudu nasıl kucaklayacağınızı göstereceğiz. Yapay Zeka’nın etkin olmaya başladığı dijital dünyada insan olmanın getirdiği sorunları ele almanıza yardımcı olacağız:

Teknolojinin bu kadar çok şey yapabildiği bir dünyada insan olmanın anlamı nedir? Teknolojinin yapabilecekleri ile insan olarak bizim ne olduğumuz arasındaki sınırlar söz konusu olduğunda, sadece insanların yapabileceği özgün katkılar nelerdir?

Teknolojiye bu denli güvenmekten kendimizi nasıl alıkoyabiliriz?

Yapay Zeka’nın temelini oluşturan algoritmalar, mevcut dünyamızın sosyal kurallarını yansıtır. Bu nedenle, dünyayı değiştirmek istiyorsak, kodu yazanların varsayımlarını sorgulamamız gerekir.

Teknoloji ne zaman sırf değişmiş olmak için değişmek yerine ilerleme kaydetmek anlamına gelir?

Birçok Yapay Zeka yatırımı boşa harcanıyor, çünkü Yapay Zeka’nın getirdiği değişikliğin nasıl yararlı bir fark yaratacağına dair açık sorular sormayı unutuyoruz.

Teknoloji bizi, bizim kendimizi tanıdığımızdan daha iyi tanıyorsa, bu bilgiyi kişisel gelişim için nasıl kullanırız?

Çevremizdekiler üzerinde nasıl bir etki bıraktığımız ve nasıl davrandığımızı düşündüğümüz değil, gerçekten nasıl davrandığımıza dair gerçek zamanlı geri bildirimler aldığımız öğrenme alanına adım atmamız için ne gerekir?

Teknolojinin iş yaşamını daha sıkıcı hale getiren sonuçlarıyla nasıl baş edebiliriz?

Çalışanlar için daha az iş yükü, çekici gelebilir. Bu önyargı, hem eforun değerini hem de can sıkıntısının getirdiği riskleri küçümsememize neden olabilir. Çünkü sıkılmış insanlar belli bir yerde kalmak istemezler, sabit kalırlarsa da sırf fark edilmek için akılcı şeyler yapmazlar. Makine durduğunda ne yapacaklarını bilmezler ve hatta belki de hiç öğrenmemişlerdir.

Ayrıca, Yapay Zeka dilinin üstesinden gelmenize yardımcı olacağız. Size konu hakkındaki önemli terimlerin ne anlama geldiğinin pratik bir tanımını verecek, önemli unsurlar ile önemsiz olanları ayırt edebilmenizi sağlayacağız.

Bunu hayata geçirebilmek için:

Yapay Zeka çağında insan-makine iş birliğinin geleceği,

İK’nın dijital dönüşümde nasıl bir rol oynayacağı,

2019 için İK teknolojisi önündeki engeller,

İstihdam sektörünün değişen yüzünün ve yönetiminin, Yapay Zeka çağının benzersiz zorlukları ve engelleriyle başa çıkmak için nasıl gözden geçirilmesi ve yeniden eğitilmesi gerektiği konusundaki görüşlerini paylaşacak olan dünyanın önde gelen uzmanlarıyla bir araya geleceğiz.

Hello HR 2019 24. İnsan Kaynakları Zirvesi’ne katılmanız halinde:

  • Yapay Zeka ve İK hakkında anlamanız gerekenler ve anlamak zorunda olmadığınız konular
  • Geleceğin iş gücünün nasıl olması gerektiği ve yeteneğe yönelik yeni savaşı kazanmak için yapmanız gerekenler
  • Yapay Zeka dünyasındaki daha büyük işleri ve İK’yı dönüştürme konusunda rolünüzün ne olması gerektiği
  • Yapay Zeka çağında insan olmanın ne anlama geldiğine dair net bir anlayış kazanacaksınız.