Yazılı & Görsel Basın

The Brand Age / Yapay Zeka İnsan Irkını Yok Edecek

Alan Watkins’e göre yapay zekanın insan ırkını ele geçirmesi mümkün ancak bunun gerçekleşmesi için kodlamayı yapan kişilerin tıpkı filmlerdeki gibi kötü niyetli olması gerekiyor.

Dünyanın şu an yapay zekada geldiği son durum nedir? Bu konuda kısa bir değerlendirme yapmanız mümkün mü?

Son durum diyerek neyi kastettiğinizi tam olarak bilmiyorum. Eğer ‘oyunun sonunu’ kastediyorsanız, bu konuyu analiz eden kişilerin çoğu, önümüzdeki 50-100 yıl içinde makinelerin insan zekâsını geçeceğini ve bunun insan ırkının kitlesel yok oluşu gibi bir risk oluşturduğunu düşünüyor. Yapay zekanın, makinelerin özellikle de enerji kaynaklarının kontrolünü ele geçirecekleri ve bu sayede onları kapatmamızı engelleyecekleri yönünde bir endişe var. Ancak ben bu konuya daha iyimser bakıyorum. Bence insan evrimini hızlandıracak daha sembiyotik ilişkiler kurabilme gibi bir şansımız var. Nihai çözümü belirleyecek en kritik faktör ise AI kodlamasını yapacak insanların kişiliklerinin olgunluğu ve onların bilgelikleri.

Yapay zeka aslına bakarsanız insanlığa oldukça faydalı olabilecek bir konu fakat Black Mirror izlediniz mi bilemiyorum, yapay zekanın korkutucu senaryoları da mevcut. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Günümüzde Black Mirror’daki senaryoların çoğunun gerçekleşmesi mümkün. Bunlardan herhangi birinin gerçekleşip gerçekleşmemesi, AI kodlamasını yapan insanların ahlaki açıdan gelişmiş kişiler mi, yoksa açgözlü ve hırslı kişiler mi oldukları sorusunun cevabıyla ilgili.

Geçtiğimiz günlerde markette çalışan bir robotun, ortamdaki gürültüden dolayı komutları karıştırıp işten kovulduğunu okumuştum. Kulağa komik geliyor ancak gelecekte bu tip haberlerle daha sık karşılaşacak mıyız? Oldukça iddialı ve korkutucu görünen yapay zeka senaryolarının ardında böyle olaylar olması benim aklıma yapay zekanın biraz abartılarak bize lanse edildiğini getiriyor. Sizin fikriniz nedir? Aslında bize yansıtılandan çok daha geri bir durumda mıyız yapay zeka konusunda?

Tartışma, ‘Bir robotun duyguları anlayacak şekilde programlanması, onun insani haklardan yararlanmasını gerektirir mi?’ sorusu üzerinden şekilleniyor. Bu tartışmayı daha da ileri götürerek; eğer bir robot, bilgisayar veya AI teknoloji, kendi duygularını hissetme yetisi kazanırsa ne olur? Sonunda işin ahlaki açıdan bir ana çerçevesini çizmek ve bir bilgisayar virüsüne kendini fark etmeyi öğretmek mümkün. Abartılan husus, AI teknolojisinin geleceği değil, bunun zamanlamasına ilişkin öngörüler. Örneğin Ray Kurzweil, 2035 yılına kadar, sıradan bir dizüstü bilgisayarın tüm insanların toplam muhakeme gücünden daha fazla bir işlem gücüne sahip olacağını düşünüyor. Ancak bu konudaki uzmanların ortalama tahmini, bunun günümüzden itibaren 75 yıl kadar sonra gerçekleşebileceği yönünde. Bu olağanüstü gelişmelerin ne zaman gerçekleşeceğini tahmin etmek çok zor olsa da bunun bir gün gerçekleşeceği tartışmasız. Sonuç olarak beklenen olağanüstü gelişmelerin gerçekleşme zamanına ilişkin tahminler abartılı olsa da bu olgunun kendisi abartılı değil. Al konusunu tartışırken dikkate alınması gereken temel husus, spesifik Al ile genel Al arasındaki farklılık. Algoritmik olarak çok hızlı gelişen Spesifik Al makinelerin araba sürmesi, bir doktordan daha isabetli teşhisler koyması, ülke çapında hizmet veren bir kamyon şirketinin tüm lojistik işlerini idare etmesi ve satranç şampiyonlarını yenmesi gibi işleri başarmasını sağlar. İkincisi olan genel Al ise çok daha yavaş işlemektedir. Ancak insan bilincini makineye aktarmayı başardığımızda burada Al evrimindeki ikinci patlamaya şahit olacağız. Yakında yayınlanacak olan ‘Al Immorality- Digital Revolution and Human Evolutions’ (Al’ın Moral Değerlere Aykırılığı, Dijital Yenilenme ve İnsan Gelişimi) isimli kitabımda Al’ın geleceğini ve bunun insan ırkına olan etkisini ele alıyorum.

Sizin geçtiğimiz yıla ait ya da son zamanlarda en inovatif bulduğunuz gelişme ne oldu? Hangi teknolojik gelişme ya da olay sizi heyecanlandırdı?

Bir organizasyonun inovasyon gücünün çekirdeğini, insanların düşünce kalitesi oluşturur. Bu yüzden bir ürünün, hizmetin veya teknolojinin yenilikçiliği konusunda akış yönünün tersine doğru hareket ederek, bilge kişilerin birleştirici faaliyetlerinden ortaya çıkan yenilikçi fikirlere ve bu kişilerin uzmanlardan farklı olarak nasıl inovatif olabildiklerine daha fazla odaklanmalıyız. Bilge kişiler konusunda, Leonardo Da Vinci, Benjamin Franklin ve Ada Lovelace gibi geçmiş yenilikçiler ve Filozof Ken Wilber gibi yakın zamandaki yenilikçiler akla geliyor. Ken’in insanlık tarihinin hangi noktasında olduğumuz, neden burada sıkıştığımız ve buradan nasıl çıkacağımız konusundaki düşünceleri rakipsiz. Bu nedenle, belirli bir teknolojiden esinlenmekten ziyade, genel olarak insan zihninin yeteneklerinden ve özellikle de Ken’in zihninin kalitesi beni heyecanlandırıyor. Hayatımı, insan zihninin parlaklığını, insanların daha duyarlı, başarılı ve yaralı bir hayat sürmelerini sağlayacak şekilde kullanmaları için adadım.

Hem işi beğenmiyorsunuz hem kaybetmekten korkuyorsunuz?

Yapay zeka iş kollarını nasıl etkileyecek sizce? Bu da korkulan senaryolardan bir diğeri, insanlar ‘’işsiz kalacağız’’ diye düşünüyorlar. En çok hangi sektörler, meslekler bundan etkilenecekler? Tamamen bitebilecek meslekler var mı?

Araştırmalara dayalı tahminlere göre, mevcut işlerin yüzde 20 ila yüzde 50’si arasındaki bir kısmı Al’ın etkisiyle ortadan kalkacak. Bu oran hangi sonucu esas aldığınıza göre de değişebilir. Dolayısıyla, pek çok ülkede asgari geçim desteği yaygın hale gelecek. İskandinavya, hâlihazırda bu modeli uygulayarak topluma destek sağlıyor. Silikon Vadisi de bu tür fikirleri araştırıyor. İroniktir ki insanların çoğu, bir yandan angarya gibi gördükleri iş türlerinden kurtulacakları günü iple çekerken diğer yandan bundan korkuyorlar. İşsizlik kompleks bir sorun. Belirli bir hedefe sahip olmak, mücadele gerektiren bir durum. Bu aynı zamanda dünyadaki mevcut gelir eşitsizliğini daha da artırabilir. Çünkü sadece Al tarafından yapılamayacak derecede kompleks olan işleri yapanlar büyük gelirler elde etme şansına sahip olacak. Düşük vasıflı birçok iş, doktorluk, avukatlık ve bankacılık gibi nitelikli hale gelecek. Bugün varlıklı bir hayat süren çok sayıdaki insan Al nedeniyle sessizce gitmeyi kabul etmeyecekler. İki beceri türüne sahip olan insanlar iyi işler çıkaracak. Öncelikle dijital uzmanlar, Al teknolojileri ve robotlarla ilgili alanlara hizmet verecekler. Ayrıca, erken aşama Al teknolojileri alanında seri faaliyet gösteren bilgi birikimli kişiler de ileride avantajlı durumda olacak.

Yapay zekâ ve inovasyon, pazarlamayı ve reklamcılığı nasıl etkileyecek? Bu konuda kısa bir değerlendirme yapar mısınız?

Çok sayıdaki çok uluslu şirket, pazarlama yatırımını şimdiden yüzde 50’ye varan oranda değiştiriyor. Televizyon ve gazeteler gibi ana akım medya yerine dijital ortamları tercih ediyor. Piyasa, kişisel özellikleri ön plana çıkarıyor. Şirketler bu trendle başa çıkabilmek için gittikçe daha da küçülmekte ve her şey daha yerel hale geliyor. Büyük şirketlerin bu trende ayak uydurabilmesi hayati önem taşıyor. Önemli oranda belirgin segmentlere ayrılmış müşterilere erişim sağlanması bu açıdan belirleyici bir faktör. Müşteri bilgileri, ticari değeri olan bir veri. Hangi türdeki verilerin davranışları belirleyeceğini tahmin etmek de büyük öneme sahip. Dolayısıyla, network analizlerinde, insan davranışlarını değerlendirmede günümüzün popüler değerlendirme yöntemleri (kişilik profili oluşturma, bulguları güçlendirme ve tipolojiler) değişecek.

Son olarak, insanlar yapay zekâya karşı nasıl önlem alabilirler? Çalışan kesime tavsiyeleriniz nelerdir?

Önlem alamazlar, çünkü bu gittikçe daha hızlı bir şekilde yaklaşıyor. İnsanlar bu gerçeği anlamalı, kabul etmeli ve savurma etkisi güçlü olan bu dalganın üzerinde sörf yapmanın bir yolunu bulmalı. Kime güvenileceğini ve bilgi için kime başvurulacağını bilmek özellikle de “post-gerçek” dönemde büyük öneme sahip. Bu yüzden tüm iş alanlarında, farklı kaynak seçenekleri arasındaki kalite farklılığını anlayabilme yeteneğinin gelişmesi gerekiyor. Örneğin eğer, iyi politikacıyı kötü politikacıdan, iyi bankacıyı kötü bankacıdan, iyi pazarlamacıyı kötü pazarlamacıdan, iyi koçu kötü koçtan ayıramazsanız zamanınızı ve paranızı boşa harcamış ve kötü bir yatırım yapmış olursunuz. Böyle bir sezgiye sahip olmak, hepimizin karşı karşıya olduğu karmaşık, hiper değişken, belirsiz ve heyecan verici bir gelecekte çok büyük faydalar sağlayacaktır.

İnsan Kaynakları Zirvesi